

zink yani zero ink adıyla geçtiğimiz aylarda tanıtılan teknolojiyi hatırlarsınız, mürekkep kullanmayan ve kullanılan kağıdın ısıyla temasından yararlanarak baskı alan bir teknolojiydi ve hemen akıllara polaroid'in anında baskı almanıza yarayan makinelerini getirmişti. bu sadece bizim değil polaroid'in de aklına yatmış olmalı ki ces 2008'de iki firma ortak olarak geliştirdikeleri bir ürünü duyurdu.



Alman fotografçı Vernon Trent'in fotografçılıkla ilk tanışması 1977 yılında babasının almış oldugu karanlık oda aracılıgı ile olmuş, bunun öncesinde çocuklugundan beri var olan fotograf tutkusunu 1977 yılı itibari ile kapmış oldugu fotograf virüsü şeklinde ifade eden Vernon Trent çalışmalarında Canon 350D kullanmakta.
Gelmiş oldugu noktada birçok tarz kare çekmiş olan Trent, kendine has bir tarzı ifade etmektense karelerinde öne çıkarmış oldugu her karenin sahip oldugu ruh ile "Vernon Trent tarzı" şeklinde kendini ifade etmekten yana.
Gördüklerini ve hissetiklerini ifade etmek amacı ile internetin fotolog kapsamında kendisi için en önemli özellik oldugunu belirtiyor.





makine almadan önce amaçların belirlenmesinin gerekliliğinden bahsetmiştim, fakat amaçları belirlemek
fotoğraf ve fotoğraf makinesiyle alakalı temel kavramlardan bihabersek seçim yaparken başkalarının bilgilerine başvurmamıza neden olur ki bu da bizi bizim kadar iyi tanımayan birisinin yaklaşık sonuçlarla hareket
etmesine yol açar. kişisel ihtiyaçlarımızı bizden daha iyibilen olamayacağına göre satış yapmaya can atan satışyetkililerine mahkum olmadan fiyat/performans oranı en yüksek araca ulaşabiliriz.
öncelikle belirtmem gereken bir husus var, fotoğraf makinesi almak başlığını taşısa da asıl amaç bir an önce fotoğraf çekmek ve bunu gerçekleştirmek için kişiye uygun aracı bulmak. sonuç itibariyle makine araç olmaktan öteye gitmez, amaç haline gelmesi ise zaman kaybından başka bir şey değildir. unutulmamalıdır ki her kişinin ihtiyaçları farklıdır ve ihtiyaçları karşılayacak bir makineden fazlasını aramak firmaların gelir hanesine rakam eklemekten başka bir işe yaramaz, bu yüzden marka fanatikliğine yazı boyunca ve yorumlarda yer verilmeyecektir.
her şey sanırım bundan 5 veya 6 sene önce başladı, o zamanlar dijital fotoğraf makineleri türkiye'de yeni yeni palazlanıyor fiyatları ise cep yakıyordu. satın almak istediğinizde zaten az olan seçenek ve yüksek fiyatlar karşısında afallıyordunuz. satın alınacaktı ama nasıl?, kimsenin çok fazla deneyimi yoktu. şimdi baktığımda pazar o günlere göre çok daha geniş ve seçmek çok daha zor ama genel hatlarıyla hem konvansiyonel hem dijital makineler için pazar değişmedi sadece teknolojiye ayak uydurdu. bu yazı dizisini{ups bunu şimdi söylemeyecek miydim yoksa} fotoğraf makinesi almak isteyenler için kendi deneyimlerim ve gün geçtikçe artan kaynaklara dayanarak hazırladım, eksik/yanlış gördüğünüz ya da eklemek istediğiniz şeyler olduğunda yorumlarla katkıda bulunursanız sevinirim.
Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır. detaylar