canon, japonya ofisinde yapılan açıklamada, şirketin ilk eos gövdeden bu yana 10 milyonu dijital olmak üzere 30 milyon gövde sattığı duyuruldu. ilk eos makinenin 1987 yılında satışa sunulduğu ve 20 milyon makine sınırının 1993 yılında geçildiğiden de bahsedilmiş.
« önceki yazı 2007' nin en özel fotoğrafları |
sonraki yazı » dave coba |
oldukça compact olan A460 makinesini kullanan biri olarak Canon'un üstüne yok diyebilirim.
Agresif bir satış ve pazarlama politikası güden Canon bu konuda çok başarılı. Ancak unutmamalı iyinin de iyisi vardır her zaman. Dün evde baktığım t3 dergisine göre (geçen ayın dergisiydi sanırım) bu sıralar en iyi "compact" makine Fujifilm finepix F50fd imiş.
Bu da F50fd'nin dpreview sayfası: Fujifilm finepix F50fd.
hiç bir dergiye güvenmiyorum ben ki haklı nedenlerim de var, satış rakamlarını da kriter almak ne derece doğrudur bilinmez ama 30 milyon belli ki canon için önemli, diğer taraftan rakamlara vurursak bir gerileme var sanki.
Canon un dslr alanındaki çeşitliliği ve teknoloji olarak gösterdiği haklı galibiyet, 2007 yılında Sony nin işe el atmasıyla birazcık sarsıldı diyebilirim.
A100 serisi ile piyasaya giriş yapan Sony, hem compack makine alanında hemde Nikon a sağladığı teknolojiler açısından sonderece önemli bir dslr markası olma yonunda sağlam adımlar attı.
Not: Canon un 30 milyon gövde satması dslr alanındaki büyüklüğünü ve seçilirliğini gösterir. Fakat ileride ne olur bilinmez :)
(Sony'ci bi üyeyiyiyiyyiyim)
sony'nin a100 ile dslr pazarına adım attığını söylemek çok doğru olmaz, sony konica-minolta'yı satın aldığında aslında sadece gövdelerde etiket değiştirmişti, samsung'un pentax'la anlaştığında yaptığı gibi, sony için dslr sahnesine asıl giriş a700 ile olmuştur, kompakt makine konusuna gelince nikon prosumer yani tüketici profesyoneli denen sınıfta postu serdi, uzun süredir canon'a rakip çıkarmıyor, sony'e gelince onun da r1 dışında bir şey yaptığını kimse söyleyemez gerçi r1 buna müsade etmez, alt sınıf kompakt makinelere gelince hepsi 3 aşağı 5 yukarı aynı öne çıkmak veya geriye düşmek pazarlamacıların eline kaldı.

@20y74r1 sony reklam gelirlerinden ne kadar ödeme yapıyor merak ettim, şaka bir yana sony sizin için iyi olabilir ama bir başkası için değildir, bu görece bir kavram, teknik kalite her zaman kullanıcı için performansı getirmez. bahsettiğiniz gibi sony a100'de sadece etiket değiştirmiş ve konica-minolta'nın teknik altyapısından faydalanmıştır, öte yandan a700 için tamamen sony eli değmiş diyebiliriz, diğer taraftan herhangi bir sony gövde aldığınızda, sony imzalı kaliteli bir objektif almak demek servet ödemek demek malumunuz gövde her şey demek değildir, optik çözümleme olmadan bir işe yaramaz.
Her makine optiği olmadan beş para etmez! Sony nin veyahutta Nikon un yada Canon un lens kaliteleri gün gibi ortadadır. Gerçi Sony nin Lens üretimi sadece H ve S serisi ile sınırlı kalsada Carls Zeiss ile yaptığı ortak çalışmalardan çok değerli optik malzeme elde etmiştir. Nitekim A700 ün gövdesiyle beraber gelen 16-105 lens seçeneği tam anlamıyla bir devrimdir.
Hem geniş açı olup hemde zoom lensi olma özelliğini taşıyan bu ekipmanın Carl Zeiss mercekli olması Sony nin bu anlaşmadan karlı çıktığını gösterir.
Teknoloji pahalıdır. Öte yandan SAL markasıyla piyasaya giren birçok lens en az emsalleri kadar değer de satılmaktadır.
(Reklamla işim olmaz! Kullanıcıların doğru dslr seçimi yapabilmeleri için bu yorumlar gayet önemlidir. )
merhaba 20y74r1, bazı küçük notlarım var:
1. sony'nin verdiği 16-105 bir devrim ise başka bir firmanın kit lens olarak verdiği 18-135'e ne demek lazım?
2. Carls Zeiss parasını veren herkese optik üretir. Sony'ye özel bir durum yok.
3. "sony'nin compack olarak piyasaya sürdüğü bütün ürünler emsallerinden üstündür" gibi cümleler çok iddialı ve reklam kokuyor. böyle temelsiz cümleler yerine test yapan dergi isimleri veya internet sitelerinin isimlerini ve linklerini vermek daha mantıklı olur.
4. "sony nin minolta kullanıcılarına yaptığı küçük bir jest" ne demek? sony bir insan mıdır? sony bir şirkettir ve nihai amacı para kazanmaktır. konica-minolta'yı satın almış ve elinde olan hazır ürünleri geliştirmiştir.
5. sony'nin objektifleri pahalıdır ama canon'un objektifleri çok daha pahalıdır, leica'nın objektifleri daha daha pahalıdır... bu böyle gider.
6. compack değil compact diye yazmak daha doğru.
:)) 20mm den aşağıya doğru mm olarak inildikçe görüş açısı artar. Modeline göre değişir köşegen yada balık gözü şeklinde olabilir. ( ahada linki ) 18-135 yerine 18-200 de diyebilirdiniz bu daha bi ohanes olurdu fakat anlatmak istediğim bu değildi.. neyse (16-105)
1. "Carl Zeiss kalitenin göstergesidir" cümlesi bir reklam metninden aşırılmış gibi duruyor. doğrusu ben bu işlere öyle bakmam. fanatik bir bakış açısı ile müşteri olmayı karıştırıyorsunuz gibime geldi.
2. minolta kullandım elbette. 1988 yılından beri fotoğraf çekmekteyim. herhalde bugüne kadar 40-50 tane makine kullanmışımdırn, ama benim gönlüm nikon ile pentax'da, onları daha başarılı buluyorum. ama bu konuda bir pazarlamacı gibi gibi iddialarda bulunacak değilim.
3. benim takıldığım nokta "devrim" sözcüğü idi. çok iddialı bir sözcük. üstelik 2 derece için hiç sarfedilmeyecek bir sözcük. 16-105 ile 18-135 arasında o kadar korkunç, dehşetli bir fark yok.
4. verdiğiniz bir link son derece ilgisiz. ekşi sözlükteki saçma sapan bir maddenin konumuzla ne ilgisi var?
5. lütfen verdiğiniz linklere dikkat ediniz :)
fanatizm kokusu alıyorum, bu mudur insanların doğru seçim yapmasına yardımcı olmak, doğru seçim insanın eline aldığı makine ve objektifle mutlu olmasıdır, onun üstüne ürün yoktur demek değildir, x kraldır demek hiç değildir, bugün orta format bir holga beni dünyanın en mutlu insanı yapabilir ki kendisi plastiktir, rakamlar, testler, yorumlar hepsi boş şeyler, ortaya ne koyuyoruz?.
İyi kalın..
"rakamlar, testler, yorumlar" benim için önemli. okurum, kendimce değerlendiririm. ama sonuçta bütçemin olanakları ölçüsünde `iyi` bir makine bulur onu kullanırım. eskiden estetiğe önem vermezdim, ama artık önemsiyorum, şirketlerin de tasarıma önem vermeleri gerektiğini düşünüyorum, pil eklentileri küçük olmalı... 10 yıl öncesinin bir tasarımını alıp minik makyajlar yapmak bence yeterli değil.
dslr piyasası gelişiyor evet. 5 yıl içinde giriş seviyesi makinelerde fullframe göreceğiz. ccd/cmos/faveon kalitesi de yükselirse daha çok seviniriz.
sony daha güzel makineler çıkarsın. onu da sevelim. ama şu konica-minolta mirasını reddetmesi lazım. bence.
bizans'ın yorumlarına katılmamak elde değil. fotoğrafçılıkla sadece hobi olarak ilgilenen bi insan olarak fiyat/performans oranı da önemli bi satın alma kriteri olmuştur benim için çoğu zaman. yakın çevremdeki arkadaşlarım sayesinde biçok farklı marka ve model makineyi kullanma şansım oldu kısa sürelerle de olsa ve genel anlamda nikon'dan yana gönlüm. markaların önyargı oluşturması -iyi ya da kötü- eleştiriyi bu denli subjektif hale getirmemeli.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır. detaylar