Fotoğrafa ilgi duyan ve bir kaç kitap karıştırmış ya da fotoğraf okuyup sınavlara girdiğinde adını en az bir kez duyduğu, hepimizin bildiği adıyla
Diane Arbus ya da evlenmeden önceki adı
Diane Nemerov ile ilgili önce kısa bir bilgi vermek gerekirse, 1923'te New York'ta doğan
Diane 18'ine geldiğinde ailesinin itirazlarına rağmen dört senedir aşık olduğu adam
Allan Arbus ile evlenmişti. Allan Arbus savaş yıllarında fotoğraf eğitimi almış ve öğrendiklerini eşine aktarmıştı. Moda dünyasında fotoğrafçı ve stilist olarak adlarını duyuran çift 1959'da ayrıldılar. Çiftin iki kızı vardı, fotoğrafçı olan
Amy, yazar ve sanat direktoru
Doon.
Bu kısa bilgiden sonra
Diane Arbus'un asıl kariyerinin başladığını söylemek yanlış olmaz.
Arbus daha sonra kendi kendine fotoğraflar çekmeye başladı. 1963'te
Guggenheim Fellowship'i kazandı ve iyice fotoğrafa kanalize oldu ve başarılı olmuş ki 1966 yılında tekrar aynı bursu kazandı.
Diane Arbus'u bu kadar bilinen ve bu kadar özel kılan 1971 yılında bileklerini keserek ve yüksek dozda ilaç alarak intihar etmesinden ziyade çalıştığı konulardı.
Döneminde toplumun dışladığı insanları, travestileri olsun, cüceleri, devleri, fahişeleri ya da fiziksel bozukluğu olan her hangi bir insanı fotoğraflamakta tereddüt etmeyen
Arbus öldükten bir sene sonra
Venedik Bienali'nde sergilenen ilk Amerikalı fotoğrafçı olmuştu. Ayrıca daha vizyona girmedi ama
Steven Shainberg Fur adında bir film çekti, film
Diane Arbus'un hayatını anlatıyor ve Arbus rolünde
Nicole Kidman oynuyor.
