Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "Comic-Con 2008 lineup'ı"

panasonic tarafından duyurulan yeni imaj algılayıcısı geleneksel algılayıcılardan farklı olarak fotoğrafik renk filtreleri ve dijital-mikromercekler'den oluşmakta. direkt olarak güneş ışığına maruz kalabilen algılayıcı tümleşik uv filtresi barındırmakta.



sonraki yazı »
Georg Gerster

Yorumlar

Birgün algılayıcılar, insanın gözüyle göremediği ışığın her tayfını, dijital fotoğraf makinelerindeki, veri işleme programları ve LCD'ler aracılığıyla kullanıcılara sunacak. Bu sayede fotoğrafçılık, geniş kitleler için, deneysel bir boyut kazanabilir. Şu an kullandığım dijital fotoğraf makinası, uzaktan kumandadaki kızılötesi ışığın varlığını (ki gözle görülmez malumunuz), LCD ekranından bana gösterebiliyor. Tabi ürünün algılayıcısı bu amaçla üretilmediğinden, kızılötesi ışın, zayıf bir şekilde görülüyor. Bir gün fotoğraf makinesini, kızılötesi ve morötesi (Termal yada gece görüş gibi işlerde) ışınları algılamak için kullanabiliriz. Belki bir kompakt kamera bile radyoaktif ışınları bile, bize görünür kılacacak.

Merhaba zabun, sormadan duramadım. kırmızı ve mor ötesi ışıkları görebildiğimiz zaman, zaten görülebilir ışıktan ne farkları olacak?

hf | bl | zm | 3a | 22d | trp | ud | ym | 10m | pb | so | pl | sp

kızılötesi ışınları görebilen ve kayıt edebilen dijital makineler mevcut, uzun yıllardır bu konvansiyonel fotoğraf için zaten olanaklıydı.

septic fresh . "müstehcen renk?.." | {3ayak|b|h|z|ud}

hafif uyku, schizophrenia13'nın verdiği linkler güzel. Linklerdeki fotoğraflar, güneş ışığındaki tayflardan, sadece kızıl ötesini geçiren filtre sayesinde çekilmiş. Burada filtre infrared seçici. Ben filtreleme yapmaksızın, dijital makinalardaki sensörlerinde bu görevi yapabildiğini ve donanımsal-yazılımsal olarak geliştirilmeleri halinde, başka amaçlarlada kullanabileceğimizi vurgulamaya çalıştım. Örnekleyeyim; geceyarısı karanlık bir sokakta, kızılötesi LED'lerle dolu işyeri kameralarının, biz farkında olmadan sokağı aydınlatmasına şahit olacağız. Gece karanlığında kimsenin haberi olmadan fotoğraf çekebileceğiz. Makinayı birine doğrulttuğumuzda, insanın vücut sıcaklığını görebileceğiz, vücudunda yangılı olan yerleri görselleyebileceğiz. Bugün ki video kamera teknolojisiyle, bunlar yapılabiliyor ama çok amaçlı geliştirilmiş sensörlerin, kompakt dijital fotoğraf makinalarına, cep telefonlarına, konulmasıyla, herkesin evine girecek hale girmesinden söz ediyorum. Düşünsenize, duvarın arkasındaki insanları yada anne karnındaki bebeği fotoğraflayabildiğinizi. Belgesel çekenlere kamufle olmuş bir canlıyı termal sensörlerden başkası net bir şekilde gösteremez herhalde. Bazı canlıların gözleri, kızılötesi görür. Bu canlıların dünyayı nasıl gördüklerine şahit olacağız. Gün gelecek ses dalgalarıyla (infra-ultrasound) çekilmiş fotoğraflar da görebileceğiz. Geceleri şehirlerde, karanlıkta uçan ve sineklerle beslenen yarasaların çıkardıkları ultra sesler sayesinde, kameramız aydınlığa kavuşacak.

Yorum ekleyin!

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Bu Site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır. detaylar

son yorumlar

Tutulanlar banner

RSS Dosyası
pillikutu