
murat yaykın danışmanlığında galata fotoğraf hanesinde gerçekleştirilen ve 24 mayıs tarhinde başlayıp 5 ay sürecek kent-kentlileşme atölyesinin sonuçları ise festivalde fotoğraf sergisi ve saydam gösterisi olarak hayat bulacak.
festival iletişimi için:
müeyyetzade mahallesi, lüleci hendek sokak, no :106
34425 galata-beyoglu/istanbul-türkiye
tel: 90 212 293 25 85
fax: 90 212 293 28 90
http://www.ulisphotofest.org
info{at}ulisphotofest.org
« önceki yazı fotologue |
sonraki yazı » 9. bmc ulusal fotoğraf yarışması 2006 |
Eski Şan Tiyatrosu'ndaki açılış gecesinden geldim. Çok güzel bir işe imza atılmış umarım devamı gelir.
Haydar Özay'ın, Şan Tiyatrosu'nun sahnesinde bir yıldır sürdürdüğü dev boyutlu ''İstanbul Resmi'' İstanbul'un ikinci adı Kaos u anlatıyordu. Duvarlara ise resmin yapılış aşamalarını belgeleyen fotograflar yerleştirilmiş. İki disiplinin birligi...
Festivalin sürekli teması ''Kent-Kentlileşme'' Ana tema ''Kesişmeler'' gündem ise ''Su'' Başlıklar ve açılış yeri olarak eski Şan Tiyatrosunun seçilmesi sanatsal kaygıların yanında Türkiye'de ''öteki'' kaygılarla da fotografın anlamlandırıldıgı sonucuna götüryor. Umarım hepimiz 1 Temmuza kadar hakkını veririz festivalin ayrıntılı bilgi http://www.ulisphotofest.org/
Tütün Deposu'ndaki Silva Bingaz'ın sergisi ve Rumeli Han'daki sergiyi kaçırmamak lazım.
Serginin konuları herkesi ilgilendirecek türden ve ikaz niteliği taşıyor.Devamlılığının olması da çok iyi.. Ayrıca; Rumeli Han'daki 'Ulis' kapsamında düzenlenen, Yersiz'in 'mekan uyarlaması fotoğraf ve karışık sergiler' adlı fotoğraf çekim alanı da 30 mayıs'a kadar devam edecek. bkz: www.yersiz.com
Fotoğraf festivali yıldırım hızıyla sürüyor. Bugün Tütün Deposu’na gittim (Tophane'de). Sergiyi gezen 2 kişi saydım (birinin fotoğrafını çektim, film banyodan çıksın buraya eklerim, diğeri de bendim zaten ;).
İnsan hüzünleniyor haliyle. Fotoğraf deyince mangalda kül bırakmayan bir milletin evladı olaraktan üzülmemek elde değil, üstelik bugün pazar, amatör fotoğrafçılar için çekim günü...
Ama bir yandan da sevindim, yanımda yöremde kimse olmaksızın rahat rahat gezdim sergileri. İstediğim fotoğrafın başında çakıldım kaldım. İstemediğimi görmezden geldim filan.
İlk kez Geniş Açı dergisinde portfolyosunu görüp hayran olduğum Silva Bingaz’ın sergisine kalbimde minik de olsa bir korkuyla gittim aslında. Hayal kırıklığı yaşamaktan çekinirken, karşımda birdenbire insanı sevince ve kedere boğan fotoğrafları gördüm, ağzım açık gezdiğim, birbirinden ilginç görüntüler buldum, en çok orada vakit harcadım tahmin edileceği üzere :)
Hiç abartmıyorum gördüğüm sergiler içinde en iyisi Silva Bingaz’ındı, eminim yabancılar da ülkemiz fotoğrafçıları da gıpta ederek izlemişlerdir. Sonra Michael Wolf’un sergisi de hiç fena değildi. En azından bir derdi vardı. Bu önemli.
Cuma günü de Rumeli Han’da (c blok, kat: 5) YERSİZ sergisine de gitmiştim. Orası daha kalabalıktı. Genco Gülan’ın hoşsohbetli-mehabbetli bir gösterisi vardı. Sergideki fotoğraflar mütevazı ve o ölçüde samimi işlerdi.(Şık bir yağmur yağdı etkinlik sonrası, yağmurda yürümek ve "otobüs bekleyenler" projem için taş gibi sağlam Lomo'm ile fotoğraf çekmek heyecan vericiydi.)
Günün anlam ve önemi şu: Fotoğraf makineniz değil, anlatmak istediğiniz şey çok çok daha önemli...
ben de c.tesi günü gittim bahsettigin 2 yere. Rumeli han da boştu. Ufat tan birkaç proje sahibi oradaydı. Ragıp ın tanıtımıyla sergiyi gezdim. Samimi ve keyifle yapıldıgı belli bir mekan uyarlaması olmuş.
Tütün deposunda ben de yalnızdım geçerken ugramış birkac kişiyi saymazsak.
belki herkes h.içi gidiyordur ?!! : )
gidip görmek lazım ama vakit olmuyor desem yalan işime gelmiyor daha doğru olur gideceğim ama hep bir eksiklik oluyor içimde sonra
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır. detaylar